30
961 days ago
Lautreamont
ırmağın hırçınlığını aşıp karşı yakanın akasya
kokan toprağına çıktığında soluk soluğa kalır. ah,
gözüpek toprak bütün çiçeklerini nisanın kucağına
yığar. deneyimsiz, yılgın ve tutkundur gül bahçeleri.
girer içine ki oluklardan boşalan kentin kiri geride
kalıp kederle bakar. bir su çiçeği akasyalı yolda
selam verir. omuzu düşük güneş iç çeker otların
üstünde. bir kırağı ırmağın kıyısından döner,
düşüncelidir.
el değmemiş gül bahçeleri kuşlarını salar üstüne.
ondan önce gül sesi kuşların uçuşlarıyla yaralanır.
dikenler her zaman sadece diken değildir, gülü
korur, yele savurur hoyrat tırpanı.
ırmağı geçen adam isteklerle doludur. kuşların
dalı olmayı , doğayı bozanları külle savurmayı
ister. gül sesi, toprağın keseği tanığıdır, dünyanın
yemişi dünyada kalır. buharlaşan gölgeler, çitler,
çubuklar sessizliğe yürüyen ince uzun adama
bakar. görürler mi bilmem döne döne doğanın
rengini aldığını.
Ahmet Ada

0 Comments
Realtime comments disabled